Ana içeriğe atla

Arkadaş mı ? Kopya mı ?

     Öncelikle hala yaz olan mis gibi bir ege havasından selamlar :)
     Bugün kafamı meşgul eden bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum.Konumuz şu:arkadaş.Hepimiz yanımızda aynı şeylerden hoşlandığımız,aynı şeylerle mutlu olduğumuz,kendimiz gibi arkadaşlar isteriz.Bulmak zor.Buluncada kaybetmemek isteriz.Alttan alırız,destek oluruz ne bilim bir şeyler yaparız işte.Herkes kendine göre.
     Ama bazen bu kendimiz gibi sandığımız insanı yada insanları bulunca seviniriz her şeyimizi paylaşırız, fakat zamanla anlarız ki bu işte bir gariplik var.O sizin canım, cicim, kardeşim, ay biz aynıyız dediğiniz kişi bir bakmışsınız evet sizin kopyanız.Siz ne yapıyorsanız o da yapıyor.Daha doğrusu yapmıyor yapıyor gibi yapıyor.Hayır bunu yapanları kınamıyorum tabi ki buda bir meziyet ama garip. Değişik bir efor harcama şekli.Sizin mutlu anınızı çekemeyip sırf siz onu dinleyin diye yalandan mutluluk hikayeleri,yada üzgün olduğunuzda o daha üzgünmüş gibi palavradan sözler...İnanılmaz bir ben merkezcilik,saçma bir yarış hali.İnanın ben anlayamıyorum böyle insanları.Herkesin mutluluğu,hüznü,başarısı,başarısızlığı,aşkı sevdası,kendine.kimse karşısındakinin yaşadıklarına tepki verecek kadar anlayamaz ki birbirini.Sadece paylaşıp dinleyip ortak birşeyler hissedip yorum yapabilir yaparsa.
     Kimse kimsenin hatası yüzünden yargılanamaz aynı zamanda kimse kimsenin başarı yüzünden de arşı alaya çıkarılmaz.Benim başım ağrıyor olduğunda seninde başının çok fena ağrıyor olmasına gerek yok mesela.Ben mor giydim diye seninde mor bir şeyinin o anda üstünde olmasına , ve o an üstünde yok diye açıklama yapmana gerek yok mesela.Herkes tek bir kişiyi sevemez.Tüm ilgi her zaman tek bir kişide olamaz.Rol çalmaya gerek yok.Herkes kendini belli ediyor zaten.Yarış anlamsız.Kopya olmaya gerek yok.Siz teksiniz zaten bir tane daha yok.İsimler aynı olsa bile dnalar farklı rahat olun.Kendinizi sıradanlaştırmayın.Orjinal olun.Kendinizi sevin daha ne diyeyim :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Artemis & Orion

     Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım.      Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Arte...

Dünya Kahve Günü

     Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.      Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini  de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içere...

Bir Parça Temizlik

     Selam Millet :)      Bugün size hepimizin zaman zaman yapması gereken kozmetik temizliğimden bahsedeceğim.Hazır haftasonuna girerken tazelenelim.Şimdi öncelikle bir kaç favori vazgeçilmez ürünümden bahsedeyim.Normalde fazla makyaj yapan biri değilim ama yapıyorsam kesinlikle rimel vazgeçilmez parçam oluyor.Ve göz ürünlerinde hassas biriyimdir neredeyse tüm markaları ve çeşitlerini denedim sayılır en sevdiğim Deborah'ın rimeli. Kirpiklerde topaklanma yapmıyor kaskatı yapıp dökmüyor ve cidden uzun süreli kullanabilirsiniz.Ve yine makyajımın vazgeçilmezi ki eminim hepimizin öyledir tabii ki ruj. Rujda dikkat ettiğim nemliliği koruması.Ve bu konuda da Flormar'ın aleoveralı rujları geçen yıldan beri çantamdan eksik etmediğim ürünler arasında. Aslına bakarsanız ben tam bir Flormar'cıyım.Cildim eskiden çok yağlıydı. Daha sonra bir markanın tanıtım reklamlarına kanarak ne kadar cilt ürünü varsa aldım. Ki şunu belirtmek istiyorum ben diğer hemcinslerim gibi sa...