Ana içeriğe atla

Artemis & Orion

     Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım.
     Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Artemis tüm avcılarına bakirelik yemini ettirmiş ve tüm avcıları 13-15 yaşları arasında bırakıp ölümsüz yapmıştır.Artemis doğayı ve hayvanaları çok seviyor,bu özelliklerinden dolayı da tüm Satirler (yarı keçi yarı insan) O'na ve avcılarına hayrandı.Fakat hiç biri yanlarına yaklaşamaz,yaklaşmaya cesaret eden erkekleri ise bir geyiğe yada tavşana çevirerek cezalandırırdı. Bir gün aşık olana kadar...
     Artemis bir gün kendi gibi avcı bir genç erkeğe aşık olur.Hatta öyle büyük bir sevgi besler ki avcı Orion'a karşı bakirelik ve evlenmeme yemininden bile vazgeçer.Birlikte ava çıkarlar,eğlenirler,birlikte vakit geçirmeye başlarlar.Fakat Apollon bu ilişkiyi istemez kardeşinin ölümlü bir avcıyla evlenmesini istemez.Fakat Artemis'in itirazlara kulak asmadığını görünce kafasında planlar yapmaya başlar.Bir gün Orion yüzerken Apollon Artemis'i Orion'un kafası küçük bir taş gibi görünmesini sağlayacak kadar uzağa götürüp o hedefi vurup vuramayacağını sorar.Avcı tanrıça hemen okunu alır ve heyecanla hedefe yollar.Vurduğunun Orion olduğunu anlayınca çok üzülür.Babası Zeus'tan onu bir takım yıldızı olarak gökyüzüne almasını ister.Babası kızını kırmaz ve isteğini yerine getirir.
     Bir başka efsaneye göre ise Orion birlike çıktıkları bir av sırasında Artemis'in sevgisinden emin olmak için yaklaşır ve elini tutmak ister.Bakire tanrıça bu duruma çok sinirlenir ve o an ki siniriyle Orion'u öldürür fakat daha sonra çok üzülen Artemis babası Zeus'a gider ve onuda ölümsüz yapmasını ister fakat bunu yapamayacağını söyleyen Zeus onu bir takım yıldızı olarak gökyüzüne alabileceğini söyler.Artemis ne kadar üzülse de bunu kabul eder.
     Bunlar efsane sonuçta ama hayatta yaşadıklarımızın bir yansıması olduğunu unutmayın.Sevdikleriniz hala yanınızdaysa kıymet bilin.Kış gelip hava grilere bürünsede içinizde hep ışık olsun.yüzünüzü gülüşünüzle güneş ve ay ışığı gibi parlatmayı unutmayın :)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Kahve Günü

     Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.      Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini  de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içere...

Bir Parça Temizlik

     Selam Millet :)      Bugün size hepimizin zaman zaman yapması gereken kozmetik temizliğimden bahsedeceğim.Hazır haftasonuna girerken tazelenelim.Şimdi öncelikle bir kaç favori vazgeçilmez ürünümden bahsedeyim.Normalde fazla makyaj yapan biri değilim ama yapıyorsam kesinlikle rimel vazgeçilmez parçam oluyor.Ve göz ürünlerinde hassas biriyimdir neredeyse tüm markaları ve çeşitlerini denedim sayılır en sevdiğim Deborah'ın rimeli. Kirpiklerde topaklanma yapmıyor kaskatı yapıp dökmüyor ve cidden uzun süreli kullanabilirsiniz.Ve yine makyajımın vazgeçilmezi ki eminim hepimizin öyledir tabii ki ruj. Rujda dikkat ettiğim nemliliği koruması.Ve bu konuda da Flormar'ın aleoveralı rujları geçen yıldan beri çantamdan eksik etmediğim ürünler arasında. Aslına bakarsanız ben tam bir Flormar'cıyım.Cildim eskiden çok yağlıydı. Daha sonra bir markanın tanıtım reklamlarına kanarak ne kadar cilt ürünü varsa aldım. Ki şunu belirtmek istiyorum ben diğer hemcinslerim gibi sa...