Ana içeriğe atla

Fantastik Canavarları Bulmaya Var Mısınız?

Güneşli bir pazardan selamlar :) Umarım bugün sınava giren herkes rahatlamıştır. Bir yük kalktı herkesin üstünden bence.Sabah trafik küçücük bu şehir de bile tıkanmışken diğer şehirlerimizi düşünemiyorum.Umarım adaletli bir yerleştirme süreci yaşarız.
Şimdi biraz geçmişe gidiyoruz.2000 yılından abim bana bir kitap hediye etmişti:Harry Potter ve Felsefe Taşı.Normalde o tarihte yaşımdan dolayı bu tarz kitapları çok okumasam da bu kitabı büyük bir iştahla okumuştum.2001'de Harry Potter ve Felsefe Taşı sinemalara taşındı.Ve biz tabii ki vizyona girdiği ilk gün yerlerimizi aldık.Şöyle söyleyeyim şuan o sinema açık bile değil :) O kadar sevdim ki cd.si çıktığı anda hediye olarak elime aldım.Yine aynı yıl elime bir hediye paketi ulaştı...Harry Potter'ın ders kitabı."FANTASTİK CANAVARLAR NELERDİR NERELERDE BULUNURLAR?"
Tabii ki bu hediye yine abimdendi :) Çok eğlenceli bir kitaptı ve bir günde bitirmiştim.Harry Potter serisi benim için bizim için bir klasik haline geldi.Filmi her vizyona girdiğinde ilk günden yerlerimizi aldık hep.Geçen sene bu zamanlarda bahsettiğim ders kitabının filmi çekileceğinin haberini okudum ve inanılmaz memnun oldum.Tabii ki vizyona girdiği ilk gün yerimi aldım sinemada fakat bu kez bir farkla.tek başına...(hayat şartları :))
Nasıl insanlar 40 yaşlarında hala Star Wars hayranıysa bu hayranlıkları bitmiyor hala okuyor izliyorlarsa Harry Potter'da tutkunları için aynı.Çocuk filmi diyenlerin ön yargılarından arınıp izlemesini tavsiye ederim.
Gelelim filme:Film tabii ki kitapla aynı değil.Kitapta tek tek canavarlar açıklanıyor ve üstünde Harry ile Ron'un yazışmaları var ufak notlar halinde.Film de ise bir kaç canavar ve aslında korkulacak yanları olmadığını anlatan bir olay örgüsü var.Ve tabii ki tüm filmlerinde olduğu gibi arkadaşlığın,aşkın,insanlığın ölmediğini gösteriyor bize...
Buarada arkadaşlar dikkatinizi çekmek istediğim bir konuda var.Orası sinema salonu elbette mısırımızı olayın heyecanına kaptırıp nasıl yediğimizi bilmeyeceğiz,elbette tuzlu mısırın hararetiyle işitme duyumuzla bile içimizi ferahlatan kolamızı içeceğiz,çikolatamızı,şekerimizi yiyeceğiz ama orası sinema salonu.Karın doyurmaya,yemek yemeye gidilmiyor ki oraya cafe değil ki orası.kimseyi rahatsız etmeye hakkımız yok,salon ne kadar boş olursa olsun yalnız değilsiniz.Biraz saygı birbirimize.
bu haftayı da bitirmek üzereyiz son saatlerimiz.güzel geçirmemiz dileğiyle...İçinizdeki canavarlara sahip çıkın :)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Artemis & Orion

     Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım.      Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Arte...

Dünya Kahve Günü

     Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.      Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini  de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içere...

Bir Parça Temizlik

     Selam Millet :)      Bugün size hepimizin zaman zaman yapması gereken kozmetik temizliğimden bahsedeceğim.Hazır haftasonuna girerken tazelenelim.Şimdi öncelikle bir kaç favori vazgeçilmez ürünümden bahsedeyim.Normalde fazla makyaj yapan biri değilim ama yapıyorsam kesinlikle rimel vazgeçilmez parçam oluyor.Ve göz ürünlerinde hassas biriyimdir neredeyse tüm markaları ve çeşitlerini denedim sayılır en sevdiğim Deborah'ın rimeli. Kirpiklerde topaklanma yapmıyor kaskatı yapıp dökmüyor ve cidden uzun süreli kullanabilirsiniz.Ve yine makyajımın vazgeçilmezi ki eminim hepimizin öyledir tabii ki ruj. Rujda dikkat ettiğim nemliliği koruması.Ve bu konuda da Flormar'ın aleoveralı rujları geçen yıldan beri çantamdan eksik etmediğim ürünler arasında. Aslına bakarsanız ben tam bir Flormar'cıyım.Cildim eskiden çok yağlıydı. Daha sonra bir markanın tanıtım reklamlarına kanarak ne kadar cilt ürünü varsa aldım. Ki şunu belirtmek istiyorum ben diğer hemcinslerim gibi sa...