Bol fırtınalı bir günden merhaba... Bugün konumuz 'nifak'.Okuduğum bir kitap var.Mitolojik kadın öyküleri anlatıyor.Ve tamamen tesadüf dün nifak tanrıçası olan Eris'i okudum.En hoşlanmadığım şey (ki kimsenin de hoşlandığını sanmam)iki insan arasına hasetlik,art niyet sokulması.İnsanların birbirini çekemeyip fesatlık yapması falan bunlar çok saçma ve yapanların kendini zeki sanmasına karşılık benim ahmakça bulduğum tavırlar.Neyse buara tam da insanların birbirini çekemeyip kıskançlığın neler yaptırdığı üzerine düşünürken bu tanrıçayı okudum ve paylaşmak istedim sizinle yazımın sonunda da bir kaç önerim var ama önce ERİS.
Eris;savaş tanrısı Ares'in hem kızı hemde karısı oluyor.(bilenlerin yunan mitolojisinde bu tarz durumların normal bilmeyenlerin anlamayacağının farkındayım ama yapacak bir şey yok sonuçta bunlar mit).Uyku,ölüm ve düş gibi kavramların başı olarak kabul edilen Gecenin Kızı;acı,kıtlık ve felaketlerin de anasıdır.Eris kanatlarıyla tasvir edilir.tartışmaları,dövüşleri kızıştıran tanrıçadır.Şimdi gelelim size anlatacağım mitolojik hikayemize.
Olympos'ta tanrılar bir davet düzenler fakat Eris davet edilmez.Bunun üzerine nifak tanrıçamız üzerinde "en güzel olana" yazan altın bir elmayı Hera,Afrodit ve Athena'nın olduğu ziyafet sofrasına atar.Üç güzel tanrıçamızda elmayı sahiplenmeye çalışırken aralarında tartışma çıkar.Tartışmayı kendi aralarında sonuçlandıramayınca Zeus'un en güzeli seçmesini isterler.Fakat Zeus ne yapacağını şaşırır karısı Hera'ya verse elmayı diğer tanrıların gazabı,diğer tanrıçalara verse Hera'nın gazabı.Zeus'ta arada kalınca ölümlü yakışıklı erkek Paris'i çağırır.Üç tanrıçada çeşitli vaatlerle Paris'i etkilemeye çalışır.Vaatler:
Athena:Savaşta Paris'e yenilmezlik vermek.
Hera:Kendisini Asya'nın egemeni yapmayı teklif eder.
Afrodit ise:Kendine dünyanın en güzel kızını ayarlayacağına söz verir. Hera ve Athena en güzel giysileri giyer,takılarını takar ve yarışma alanına giderler.Fakat güzellik örtü istemez,güzellik kişinin örtüsüdür düşüncesine sahip Afrodit bunların hiç birini yapmaz ve olduğu gibi gider.Dünyanın en güzel kadınını elde etmek için Afrodit'i birinci seçip elmayı verir.Bunun üzerine Hera'ın nefretine maruz kalan Paris dünyanın en güzel kadını Sparta Kralı Menelaos'un karısı Helene'yi Afrodit yardımıyla kaçırıp Truva kentine götürüp karısı ilan eder.Bunun üzerine Sparta Kralı Akha ordularını toplayıp Truva'ya savaş açar.Nifak Tanrıçası Eris'de onları Olympos'ta bir köşede oturup 10 yıl süren savaşta iki ulusun savaşçılarının birbirlerini öldürüşünü izler.
Davete gitmedi diye masaya attığı bir elmayla hayatın gidişatını nasıl etkilediğini görüyorsunuz. Günümüz hayatını başkalarının acılarıyla,üzüntüleriyle beslenerek geçiren insanlarla dolu.Bu hikayeyi unutmayın daha sonra tekrar anlatacaklarım var :)Afrodit'inde nasıl güzel seçilmiş olduğunu anlatmış bulundum aynı zamanda :)
Gelelim önerime:romantik,duygu yoğunluğu fazla filmlerden hoşlanmıyorum.Zaten aşırı duygusal bir insanım birde filme kaptırınca halimi düşünün :) Neyse ilk filmimiz tam bir tük filmi:Hayat Öpücüğü.Filmi çok sevdim izleyin bayıldım ettim diyemem;diyeceğim şu şarkısı çok güzel.Filmi izlemeseniz de şarkısını dinleyin.İkinci film ise:Aşk Tasması.Buda öyle vakit geçirmek için soğuk kış günlerinde elinizde içeceğiniz sevdiceğinize sarılıp izlemelik bir film.Ha sen öyle mi izledin derseniz yok ben tek başıma fırtına manzaramla izledim :)
Hepimize aramıza nifak sokan insanlardan uzak sevdiceğimizle oturup bir şeyler izlemelik sıcacık günler diliyorum. :)

Yorumlar
Yorum Gönder