Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.
Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içerek zinde kalır.Kahveye ilk Şazili adı verilir.
Kahve isminin ise arapça 'kahwa' dan geldiği düşünülür. Kahwa Yemende kahve yetişen bir bölgenin adıdır. Aynı zamanda koku anlamına gelmektedir.
Ayrıca Türk asıllı Ebubekir'inde Aden'e gönderdiği tıp kitabında (1420) kahveden bahsedilmektedir.Kahvenin Türkiye'ye Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen valisi Özdemir Paşa tarafından getirildiği rivayet edilir. 16. yy'da sihirli bir içecek diye adlandırılıp saray mutfağında özel olarak kahvecibaşı yetiştirilmiş.1554'de yılında ise Tahtakale'de kahvehane açılmıştır.
1683 yılında Viyana kuşatmasında Osmanlılar arkalarında kahve çuvalları bırakmışlar başta bunların yem olduğunu düşünmüşler daha sonra Türkleri izledikçe bunun bir içecek olduğunu anlamışlar ve "Türk İçkisi" olarak adlandırmışlar. Fransız devlet bakanı kahve için "Şeytan kadar kara, cehennem kadar sıcak, melek kadar saf, aşk kadar da tatlı." diye bahsetmiştir.
Kahve bir dönem yasaklansa da kimse bu büyülü tada sonuna kadar karşı koyamamıştır.Bu kadar kahveden bahsettikten sonra bir kahve içmeli öyle değil mi :)
Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içerek zinde kalır.Kahveye ilk Şazili adı verilir.
Kahve isminin ise arapça 'kahwa' dan geldiği düşünülür. Kahwa Yemende kahve yetişen bir bölgenin adıdır. Aynı zamanda koku anlamına gelmektedir.
Ayrıca Türk asıllı Ebubekir'inde Aden'e gönderdiği tıp kitabında (1420) kahveden bahsedilmektedir.Kahvenin Türkiye'ye Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen valisi Özdemir Paşa tarafından getirildiği rivayet edilir. 16. yy'da sihirli bir içecek diye adlandırılıp saray mutfağında özel olarak kahvecibaşı yetiştirilmiş.1554'de yılında ise Tahtakale'de kahvehane açılmıştır.
1683 yılında Viyana kuşatmasında Osmanlılar arkalarında kahve çuvalları bırakmışlar başta bunların yem olduğunu düşünmüşler daha sonra Türkleri izledikçe bunun bir içecek olduğunu anlamışlar ve "Türk İçkisi" olarak adlandırmışlar. Fransız devlet bakanı kahve için "Şeytan kadar kara, cehennem kadar sıcak, melek kadar saf, aşk kadar da tatlı." diye bahsetmiştir.
Kahve bir dönem yasaklansa da kimse bu büyülü tada sonuna kadar karşı koyamamıştır.Bu kadar kahveden bahsettikten sonra bir kahve içmeli öyle değil mi :)


Yorumlar
Yorum Gönder