Ana içeriğe atla

Audrey'i Bulmak

     Heyyyyy Audrey arayan güzel beyinler :) Bugün heyecanla bu kitabı bitirmiş bulunmaktayım. Sophie Kinsella cidden çok akıcı bir dile sahip. Her kitabı eğlenceli her kitabı bir şekilde sürükleyici... İlk Pasaklı Tanrıça adlı kitabıyla tanıştım sonrada tüm kitaplarını aynı şevkle okudum. Sıra geldi Audrey'i bulmak adlı kitaba.Bu kitapta yine aynı şekilde eğlenceli olmasına ve merak uyandırmasına rağmen bir şeyler eksik gibi geldi.Olay Audrey'in başına gelen olay dışında dönüyor.Kitap bitti ve hala Audrey neden insanlardan korkuyor,okuldan neden ayrıldı,tüm bunların sebebi ne bilmiyoruz.Yoruma açık isteyen istediği senaryoyu yazsın bu konu hakkında, buarada Audrey dışında en çok erkek kardeşi frank ve onun pc oyunu hakkında dönüyor hatta bir ara diyorsunuz ki "Hey bu kitap Audery'i bulmak değil miydi?Biraz da ona dönebilir miyiz lütfen" Audrey'in annesinin Frank ve onun oyunu hakkında o kadar çok söyleniyor ki tüm bunların onla bir ilgisi var mı derken ortaya bir aşk çıkıyor.Audrey iyileşmeye başlıyor vee mutlu son tabii ki :)
     Audrey'in sorunu okulda yaşananların (ki artık ne yaşandıysa bilinmez) onu insanlardan korkan , kaçan , saklanan , iletişim kuramayan , tek başına dışarı çıkamayan , yağmurlu hava güneş gözlüğü takıp ailesiyle evin içindeyken bile çıkaramayan bir genç kız haline gelir. Daha sonra yakışıklı prensimiz Linus ortaya çıkar ve sevginin gücüyle Aud durumu aşmaya başlar. Bu hale gelmesine sebep kızlardan biriyle bir görüşme yapmaya kendini zorla ikna eder ve ne gereksiz olduğunu görür ve tekrar kötüleşerek bir sürü ilaç alıp ve parkta uyuyakalır.O sırada gözlüklerinin düşüşüyle gözlüklerden de kurtulur ve mutlu son :)
     Kendinizden bir parça bulur musunuz ? Bilemem. Ama bana ortaokul dönemimde ki ve lisede tekrar karşıma arkadaşlarımı hatırlattı. Neyse bundan daha sonra bahsedebilirim.
     Kertenkele beyninize sizin hükmetmeniz dileği ile...
                                                                                                               xoxo
                                                                                                                    itchicgirl

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Artemis & Orion

     Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım.      Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Arte...

Dünya Kahve Günü

     Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.      Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini  de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içere...

Bir Parça Temizlik

     Selam Millet :)      Bugün size hepimizin zaman zaman yapması gereken kozmetik temizliğimden bahsedeceğim.Hazır haftasonuna girerken tazelenelim.Şimdi öncelikle bir kaç favori vazgeçilmez ürünümden bahsedeyim.Normalde fazla makyaj yapan biri değilim ama yapıyorsam kesinlikle rimel vazgeçilmez parçam oluyor.Ve göz ürünlerinde hassas biriyimdir neredeyse tüm markaları ve çeşitlerini denedim sayılır en sevdiğim Deborah'ın rimeli. Kirpiklerde topaklanma yapmıyor kaskatı yapıp dökmüyor ve cidden uzun süreli kullanabilirsiniz.Ve yine makyajımın vazgeçilmezi ki eminim hepimizin öyledir tabii ki ruj. Rujda dikkat ettiğim nemliliği koruması.Ve bu konuda da Flormar'ın aleoveralı rujları geçen yıldan beri çantamdan eksik etmediğim ürünler arasında. Aslına bakarsanız ben tam bir Flormar'cıyım.Cildim eskiden çok yağlıydı. Daha sonra bir markanın tanıtım reklamlarına kanarak ne kadar cilt ürünü varsa aldım. Ki şunu belirtmek istiyorum ben diğer hemcinslerim gibi sa...