Mart ayına yani güneşli görünürde sımsıcak hissedilende buz kestiğimiz gunlere merhaba demiş bulunmaktayız. Başlığımı atasözüyle atınca hemen açıklamasını da ardından getireyim :) çoook çok eski yıllarda insanlar yazın sıcağında dinlenirler ve kışın yakacak çalı çırpı toplamazlarmış.mart ayı gelene kadar ellerindeki yakacaklarını bitirir mart ayı gelince ne yapacaklarını bilemezler ve ellerinde işlerine yarayan kıymetli eşyalarını kazma küreklerini yakarlarmış.Bu atasözümüzün çıkış noktası burasıdır. Eğer dikkat ettiyseniz en çok hastalığın arttığı ay mart.insan evinin penceresinden baktığında güneşli cıvıl cıvıl bir hava dışarı çıktığında donan eller,kırmızı burunlar...ne giyeceğini bilememe halleri.kalın giyinsen bir dert,ince giyinsen ayrı dert...tedbirli olmakta fayda var eğer güneşli günlerin tadını çıkarmak istiyorsak. Hasta olmanın anlamı yok :) içinizi ısıtan sımsıcak duygular ve günler gecirmeniz dileği ile :)
Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım. Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Arte...
Yorumlar
Yorum Gönder