Ana içeriğe atla

Karga ve Tilkinin Erdemli Hikayesi

Selam arkadaşlar bugün bir hikayeden bahsedeceğim sanırım hepimiz biliyoruzdur tilki ve karganın hikayesini.Bugün o hikayeyi farklı açılardan ele alacağız.
*Erdemli bir insan hakkını savunur,mücadele eder.
Karga yalan söyleyen tilkinin gözlerine bakarak:'Ey tilki ben aptal değilim!Sadece sana inandım.Seni kırmak istemedim.Sana inanmakla peyniri kaybettim.Ama sen yalan söylemekle dürüstlüğünü kaybettin.Peynir kazanılır.Sen dürüstlüğünü kazanmaya baksan iyi olur.'dedi.
*Erdemli insan empati kurar,hatasını anlar ve özür diler.
Tilki yaptığını anlayıp çok utandı.Başını önüne eğdi ve özür diledi.Çok haklısın karga kardeş.Ben hata yaptım.Lütfen beni bağışlar mısın?
*Erdemli insan hatasını kabul eden ve içtenlikle özür dileyen birinin özrünü kabul eder değil mi?
Karga onun içten özür dilediğini anlayınca onu affetti.
*Erdemli insan paylaşır değil mi?
Ve birlikte kahvaltı yapmaya başladılar.
*Erdemli insan yaptıklarının karşılığını göreceğine inanır ve  sonuca odaklanır değil mi?
karga tilkiye:'Biraz önce ben aldatıldığım için,sen aldattığın için ikimizde huzursuzduk.Şimdi birbirimize güvendik dost olduk.Hem peyniri paylaşıyoruz hem ikimizde mutluyuz değil mi?
Tilki kargayı onayladı.'Evet karga kardeş,her zaman yaptığımız davranışların sonunu düşünmeliyiz.Bana çok güzel bir ders verdin.Sana teşekkür borçluyum.'
*Erdemli insan haksızlık karşısında susmaz değil mi?
Karga ile tilki bir olup dürüst olmayanları uyarmaya başladılar.
*Doğru davranışlar doğru sonuçları getirir değil mi?
Bir süre sonra ormanda dürüst olmayanlar azaldı.Güvensizlik değil güvenilir olmak erdem haline geldi.
*Dürüst davranışlar artınca dostluk ve güven arttı.
*Dostluklar güçlenince mutluluk arttı.
Ve zaman içerisinde diğer ormanda yaşayanlar bu ormana Dürüstlük Ormanı adını verdi.
Bu temel değerlerle yetişmiş bir nesli analiz ettiğimizde ise;
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti olmayacak,taciz edilenlere seyirci kalmayacağız,yetim hakkına el uzatan bir nesil olmayacak.
bu yazıyı bir cafede gördüm ve paylaşmak istedim.umarım hepimizin beyninde bir yerlere takılır ve davranışlarımızın sonuçlarını güzel alırız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Artemis & Orion

     Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım.      Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Arte...

Dünya Kahve Günü

     Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.      Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini  de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içere...

Bir Parça Temizlik

     Selam Millet :)      Bugün size hepimizin zaman zaman yapması gereken kozmetik temizliğimden bahsedeceğim.Hazır haftasonuna girerken tazelenelim.Şimdi öncelikle bir kaç favori vazgeçilmez ürünümden bahsedeyim.Normalde fazla makyaj yapan biri değilim ama yapıyorsam kesinlikle rimel vazgeçilmez parçam oluyor.Ve göz ürünlerinde hassas biriyimdir neredeyse tüm markaları ve çeşitlerini denedim sayılır en sevdiğim Deborah'ın rimeli. Kirpiklerde topaklanma yapmıyor kaskatı yapıp dökmüyor ve cidden uzun süreli kullanabilirsiniz.Ve yine makyajımın vazgeçilmezi ki eminim hepimizin öyledir tabii ki ruj. Rujda dikkat ettiğim nemliliği koruması.Ve bu konuda da Flormar'ın aleoveralı rujları geçen yıldan beri çantamdan eksik etmediğim ürünler arasında. Aslına bakarsanız ben tam bir Flormar'cıyım.Cildim eskiden çok yağlıydı. Daha sonra bir markanın tanıtım reklamlarına kanarak ne kadar cilt ürünü varsa aldım. Ki şunu belirtmek istiyorum ben diğer hemcinslerim gibi sa...