Ana içeriğe atla

Ruhumuza Temizlik Lazım

     Merhabalar...Bu hafta yazış sıralamamda bir karışıklık daha doğrusu bir gecikme olduğu için bunun telafisini yapacağım tabii ki.
     Geçtiğimiz gün İç Anadolu bölgemizde kar yağışı gerçekleşti ve bunu bekleyenlerden biride bendim(her ne kadar göremesem de).Kar yağışını hem çok seviyor mutlu oluyorum hem de üzülüyorum soğukta ki insanlar için.Ama en azından yazımı yazarken sevimli şeylerden bahsetmek ve ruhumu,sizlerin ruhunu açmak istiyorum.Eskiden baya küçük çocukken karın çok farklı bir oluşum olduğunu sanıyordum.Kara dokundukça,oynadıkça mutlu oluyordum.Hala aynı mutluluğu veriyor...Kar yağdığında her yerin beyaza bürünmesi,yağdıktan sonra ki havanın yumuşaklığı,gökyüzünün daha da parlak olması bana temizlik hissi veriyor.Bir arınmışlık hissediyorum.Tüm sıkıntıların gittiği üzerimize ışığın çöktüğü,daha yakınlaştığı,içsel sorunlarımızda bize kapı açan bir doğa olayı olduğunu düşüyorum...Çocukluğumdan beri karda oynayıp yatmayı o doğal pamuk yatağı hep severim.Çocukların o mutluluğu o buz gibi havada bile dışarı çıkıp elleri kızarana kadar oynama arzusu(ki çocuklarla sınırlı kalmıyor tabii ki :) ),kimilerinin kayak keyfi,kimilerinin karda sıcak içeceklerini alıp sohbet ettiği,vb tüm aksiyonların muhteşem bir pozitiflikle yapıldığı sıcacık günler...Kar bütün enerjimizi tazeler...Bunların hiç birini yapmasanız bile üşüseniz bile pencerenizi açıp o taptaze havayı içinize derin bir nefes alarak çekip verirkense negatifliğinizi dışarı atmayı unutmayın...Yüzünüze gelen gülümsemeyi sizde beklemiyor olacaksınız.
     Tüm bunları yazarken ki amacım insanlık olarak hepimize görüntümüz dışında daha insani duygular gelmesini ummak...Birbirimize karşı daha sevgiyle,daha saygıyla yaklaşmak,düşürmeye çalışmamak birbirimizi,düşenede bir tekme atmamayı ummak...Yardımlarımızı,duygularımızı esirgememek birbirimizden...Sevmeyi,mutlu olmayı gülümsemeyi unutmamak...İçtenlikle yaklaşmak,iletişim kurmak için sosyal medya like'larından daha fazlasını yapmak...Biriyle sohbet ederken 'Ne demek istiyor acaba?','Güvenilir mi acaba?','Benle neden konuşuyor asıl derdi ne?'vb.aklımıza gelen soruları sormadan sadece arkadaşlık için sohbet edebileceğimizi hatırlayarak geçireceğimiz günlerin olduğunu düşünmek ve ummak...
     Sizce de biraz sadece hislerimizi duymaya ihtiyacımız yok mu ?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Artemis & Orion

     Hep yunan mitolojisine karşı bir ilgim olduğunu belirtip fırsat buldukça sizlere hikaye anlatıyorum.Hayal dünyasını çalıştırdığını da düşünüyorum.İşin içine girerseniz böyle olduğunu görürsünüz :) Ben bugün birazcık Artemis'ten bahsedeceğim sizi sıkmadan.Ama ondan önce:Umarım ay seyriniz güzel geçmiştir.Ay sembolik bir şeydi asıl demek istediğimi bir önceki yazımı okuduysanız anlamışsınızdır.:)Konuyu çok dağıtmadan Artemis'i anlatıp alış veriş önerilerimi bir sonra ki yazıya bırakacağım.      Artemis Zeus ve Leto'nun kızı olarak doğmuştur.Erkek kardeşi Apollo'nun doğumunda annesine yardım etmiş ve çektiği acıyı görünce bakire kalmaya,evlenmemeye yemin etmişti.Artemis ay,Apollon ise güneş tanrısıdır.İkiside ok ile tasvir edilir.Ok güneş ve ayın ışınları anlamına gelir.Artemis adına çeşitli kültler görürsünüz şaşırmayın.Bakire olmasına rağmen doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak da nitelendirilir.Ayrıca av tanrıçasıdır.Aynı zamanda bakire olan Arte...

Dünya Kahve Günü

     Tüm kahve sevenlere merhaba :) Bugün günün anlam ve önemine uygun olarak size tabii ki kahvenin tarihinde kısaca bahsetmek istiyorum.      Kahve araştırmacılara göre 14. yy başlarında Yemen ( Etiyopya ) da keşfedilmiş ve tüm dünyaya yayılmış. Nasıl mı ? Khaldi isimli bir çoban keçilerini güderken keçilerin bir ağacın meyvesini yediğini fark ediyor. Bir süre sonra keçilerin neşeyle oynadığını ve uyumadığını fark edip hemen Yemen asıllı Şazili isminde ünlü bir dervişe gidip durumu bildiriyor.Derviş başta bu meyvenin zararlı olduğunu söyleyip meyveleri toplayıp ateşe atıyor ve etrafa o bildiğimiz enfes kahve kokusu yayılıyor.Daha sonra bu durum Şazili'ye ve Khaldi'ye ilham veriyor ve kahvenin öz tadını alabilmek için suda kaynatıyorlar.Ve bizim şuan içtiğimiz halini alıyor.Eski kaynaklarda ekmek içine konarak yendiğini  de görüyoruz.Şazili bunu içtikten sonra enerjik olduğunu ve uykusunun gelmediğini görür ve ayinlerin olduğu günler bu içeceği içere...

Bir Parça Temizlik

     Selam Millet :)      Bugün size hepimizin zaman zaman yapması gereken kozmetik temizliğimden bahsedeceğim.Hazır haftasonuna girerken tazelenelim.Şimdi öncelikle bir kaç favori vazgeçilmez ürünümden bahsedeyim.Normalde fazla makyaj yapan biri değilim ama yapıyorsam kesinlikle rimel vazgeçilmez parçam oluyor.Ve göz ürünlerinde hassas biriyimdir neredeyse tüm markaları ve çeşitlerini denedim sayılır en sevdiğim Deborah'ın rimeli. Kirpiklerde topaklanma yapmıyor kaskatı yapıp dökmüyor ve cidden uzun süreli kullanabilirsiniz.Ve yine makyajımın vazgeçilmezi ki eminim hepimizin öyledir tabii ki ruj. Rujda dikkat ettiğim nemliliği koruması.Ve bu konuda da Flormar'ın aleoveralı rujları geçen yıldan beri çantamdan eksik etmediğim ürünler arasında. Aslına bakarsanız ben tam bir Flormar'cıyım.Cildim eskiden çok yağlıydı. Daha sonra bir markanın tanıtım reklamlarına kanarak ne kadar cilt ürünü varsa aldım. Ki şunu belirtmek istiyorum ben diğer hemcinslerim gibi sa...